Gogol’un ölümsüz eserinden, kadın karakter üzerinden yeniden yorumlanan çarpıcı bir
sahne yolculuğu.
Bir kadın… Hayatın kıyısında kalmış, görülmeyi ve sevilmeyi bekleyen yalnız bir ruh…
Günlüğüne düştüğü her satırda, gerçek dünya biraz daha uzaklaşırken hayalleri giderek
gerçeğe dönüşür.
Aşk, yalnızlık, kırgınlık ve insanın “bir hiç” sayılmaya karşı verdiği sessiz savaş…
Kimi zaman güldüren, kimi zaman boğazınızda bir düğüm bırakan sarsıcı bir hikâye.
Ve bir gün insan, dayanamadığı gerçekliğin yerine kendi gerçeğini yaratır…
“Bir Kadının Hatıra Defteri” — yalnızlığın insan zihninde açtığı kapıların ardına bakmaya
cesaret edenlere…
Perde kapandığında, onun hikâyesinden geriye belki de kendinizden bir parça kalacak.