Batuhan  Kordel

Batuhan Kordel

1Etkinlik·106Takipçi
Batuhan Kordel Konseri

Batuhan Kordel Konseri

Hakkında

Batuhan Kordel, Türkiye’de dijital kuşağın içinden çıkıp alternatif pop sahnesinde kendi alanını açan genç şarkı yazarlarından biri. Onun müziğinde büyük laflarla kurulmuş bir romantizmden çok, günlük hayatın içinde biriken küçük kırılmalar, geç kalmış mesajlar, unutulamayan bakışlar ve insanın kendine bile tam söyleyemediği cümleler vardır. Bu yüzden Batuhan Kordel şarkıları, dinleyiciye dışarıdan anlatılan hikâyeler gibi değil, birinin defterinden kopmuş sayfalar gibi yaklaşır. Samimi, sade ve çoğu zaman doğrudan kalbe giden dili, onu kısa sürede geniş bir dinleyici çevresiyle buluşturdu.


19 Şubat 1997’de İstanbul’da doğan Batuhan Kordel’in müzikle ilişkisi çocukluk yıllarında başlar. Yedi yaşında piyano ile müziğe adım atması, ardından gitarla kurduğu bağ ve 2011’de solo ve ritim gitarist olarak gruplarda çalmaya başlaması, onun sahneye ve üretime erken yaşta alışmasını sağladı. 2015 yılında müzik yolculuğunu solo kariyer olarak sürdürmeye karar verdiğinde ise aslında uzun süredir içinde taşıdığı anlatma isteğini daha kişisel bir hatta taşımış oldu. Yeditepe Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği bölümünde okuması, onun müziğe bakışında hem duygusal hem de teknik bir tarafın bir arada durmasını mümkün kıldı.


Kordel’in müziğinde ilk dikkat çeken şey, süslü bir anlatım yerine dürüstlüğü tercih etmesidir. “Dönme” ve “Sıcak Şarap” gibi erken dönem şarkılarında bu tavır açıkça hissedilir. Bir ayrılığın ardından kalan boşluk, bir şehrin insanı daraltan hâli ya da romantik bir anın sıcaklığı, onun kaleminde fazla büyütülmeden ama etkisi azaltılmadan anlatılır. Bu şarkılar, sosyal medya ve dijital platformların etkisiyle kulaktan kulağa yayıldı; fakat dinleyicide kalıcı olmasını sağlayan asıl şey, sözlerdeki tanıdık iç ses ve melodilerdeki yalın akıcılıktı.


Batuhan Kordel, profesyonel anlamda müzik kariyerini “Dönme” ile başlattığını söylerken aslında kendi hikâyesinin de dönüm noktasını işaret eder. Cover videolarıyla etrafında oluşan ilk dinleyici kitlesi, onun kendi şarkılarını yayımlamasıyla daha sağlam bir bağa dönüştü. Bu bağın merkezinde gösterişli bir imajdan çok, genç bir insanın yaşadıklarını açıkça yazma cesareti vardı. Kordel, dinleyicinin karşısına ulaşılmaz bir yıldız tavrıyla değil, aynı duyguların içinden geçmiş biri olarak çıkar. Bu doğrudanlık, onun şarkılarını özellikle genç dinleyiciler için kişisel bir sığınağa çevirir.


2021’de yayımlanan “Yolculuk” EP’si, Batuhan Kordel’in üretim çizgisini daha bütünlüklü şekilde gösteren önemli işlerinden biri oldu. “Teşekkür”, “Zindan”, “İtiraf” ve “Anıları Sakla” gibi parçalar, onun aşk, pişmanlık, kabulleniş ve hatırlama temalarını nasıl işlediğini net biçimde ortaya koyar. Özellikle “Teşekkür”, ironik görünen başlığının altında güvenin kırılması, üçüncü kişilerin gölgesi ve ilişki sonrası kalana bakma cesaretiyle güçlü bir ayrılık anlatısı kurar. “Anıları Sakla” ise Kordel’in melodik tarafını daha dingin ve içe dönük bir yerden duyurur.


Kordel’in kendi dinleme haritasında Türk Sanat Müziği’nden Anadolu rock’a, yerli pop hafızasından yabancı singer-songwriter geleneğine uzanan geniş bir alan bulunur. Bu çeşitlilik, şarkılarında doğrudan taklit gibi değil, daha çok sezgisel bir duygu terbiyesi olarak kendini gösterir. Bazen alaturka bir kırılganlık, bazen rock müziğin açık sözlü isyanı, bazen de modern popun kolay hatırlanan melodik yapısı aynı şarkının içinde yan yana durabilir. Batuhan Kordel’i dinlerken tanıdık gelen ama tam olarak bir yere sabitlenmeyen o his biraz da buradan gelir. Şarkıları, dijital çağın kısa dikkat aralıklarına uyacak kadar sade; ancak tekrar dinlendikçe yeni cümleler açacak kadar kişisel ve detaylıdır.


Kordel’in şarkı yazarlığında mevsimler, şehirler ve küçük nesneler sık sık duygu taşıyıcısı hâline gelir. Bir kaban, bir sigara, soğuk bir bahar, sıcak şarap ya da yarım kalmış bir gece; bunların hepsi onun dünyasında yalnızca dekor değildir. Dinleyiciyi o anın içine çeken, şarkının duygusunu elle tutulur kılan ayrıntılardır. Bu nedenle onun müziği çoğu zaman basit bir aşk şarkısı olarak başlayıp daha geniş bir ruh hâline açılır. Ayrılık, yalnızca iki kişinin biten hikâyesi değil; insanın kendini toplama, kabullenme ve bazen de vazgeçme biçimidir.


Sony Music Türkiye etiketiyle yayımlanan “Sevsek De Olmuyor” ve “Son Dans”, Batuhan Kordel’in daha geniş kitlelere ulaşmasında önemli bir yere sahiptir. Işıl Ayman ile seslendirdiği “Sevsek De Olmuyor”, iki sesin romantik bir kırılma etrafında buluştuğu güçlü bir düet olarak öne çıktı. “Son Dans” ise hüzünlü bir ayrılık hikâyesini, her şeye rağmen aşka dair umudu tamamen kaybetmeyen bir yerden anlatır. Bu dönemde Kordel’in müziği daha parlak prodüksiyonlarla buluşurken, şarkıların merkezindeki kırılgan ve samimi ton korunmaya devam etti.


“Tanrıça”, “Uykumun Güzeli”, “Yarım Kalan”, “Yalancı Köpek”, “Seni Terk Etmem Gerek”, “Dik Yokuşum”, “Gelirsin Diye”, “Şarkıları Sen Seç” ve “Olan Oldu” gibi tekliler, Batuhan Kordel’in üretim hızını ve tema çeşitliliğini gösterir. Bu şarkıların bir kısmında aşkın en heyecanlı tarafı, bir kısmında ise yorgunluk, vazgeçiş ve kabulleniş öne çıkar. Kordel’in güçlü yanı, romantizmi yalnızca idealize edilmiş bir mutluluk hâli olarak anlatmamasıdır. Onun şarkılarında sevgi bazen sığınak, bazen yara, bazen de insanın kendini daha iyi tanıdığı bir yüzleşme alanıdır.


Son yıllarda farklı sanatçılarla yaptığı ortak çalışmalar da Kordel’in müzikal alanını genişletti. Işıl Ayman ile yeniden bir araya geldiği “Kollarını Bana Sar”, onun daha sıcak, akışkan ve yaz enerjisine yakın tarafını duyururken; Kent ve Yasir Miy gibi isimlerle yan yana geldiği çalışmalar, Kordel’in yalnızca kendi solo dünyasına kapanmayan bir müzisyen olduğunu gösterir. Bu iş birliklerinde de dikkat çeken şey, sesinin ve söz yazarlığının kolayca tanınmasıdır. Şarkının atmosferi değişse bile Kordel’in melankoliyle romantizmi karıştıran imzası hissedilir.


Sahne tarafında Batuhan Kordel’in en güçlü kozu, şarkılarının dinleyici tarafından zaten ezbere bilinen kişisel hatıralara dönüşmüş olmasıdır. Konserlerinde “Dönme”, “Sıcak Şarap”, “Teşekkür”, “Anıları Sakla” ya da “Son Dans” gibi parçalar yalnızca repertuvarın sevilen durakları değildir; kalabalığın kendi hikâyesini yüksek sesle söylediği anlara dönüşür. Kordel’in sahnedeki tavrı da bu samimiyeti destekler. Abartılı bir gösteriden çok, şarkıların duygusunu merkeze alan, dinleyiciyle yakın mesafede duran bir performans anlayışı vardır. Bu da onu küçük sahnelerde de festival alanlarında da karşılık bulan bir isim hâline getirir.


Bugün Batuhan Kordel, alternatif pop ve indie çizgisinde ilerleyen, ama yalnızca tür etiketiyle anlatılamayacak kadar kişisel bir müzik dili kuran sanatçılardan biri. Şarkılarında gençliğin telaşı, ilişkilerin yorgunluğu, şehir hayatının sıkışmışlığı ve aşka rağmen ayakta kalma çabası iç içe geçer. Onu dinlemek, çoğu zaman bitmiş bir hikâyeyi yeniden kurcalamak ya da başlamasını beklediğiniz bir ihtimali içten içe yoklamak gibidir. Batuhan Kordel, sade melodileri, açık sözlü anlatımı ve içten sahne enerjisiyle dinleyicisine şunu hissettirir: bazı duygular geçse bile, iyi yazılmış bir şarkıda kendine hep yer bulur.