
Hayko Cepkin

Hayko Cepkin
Samsun Doğu Park Amfi Tiyatro
Samsun
Jekyll & Hyde Müzikali
Zorlu PSM - Turkcell Sahnesi
İstanbul
Jekyll & Hyde
Denizli Açıkhava Tiyatrosu
Denizli
Jekyll & Hyde
Bornova Aşık Veysel Açıkhava Tiyatrosu
İzmir
Jekyll & Hyde
Kocaeli Derince Belediyesi Gösteri Merkezi
Kocaeli
Hayko Cepkin
Mimar Sinan Açıkhava Tiyatrosu
Adana
Hayko Cepkin
GOPSM – Gaziantep Odeon Performans Sanatları Merkezi
Gaziantep
Jekyll & Hyde
Bostancı Gösteri Merkezi
İstanbul
Hayko Cepkin
KüçükÇiftlik Park
İstanbul
Jekyll & Hyde
Lütfi Kırdar Anadolu Auditorium
İstanbul
Jekyll & Hyde
Merinos AKM Osmangazi Salonu
Bursa
Aleksandrov Rus Kızılordu Korosu ve Dans Topluluğu İle Hayko Cepkin
Congresium Ankara
Ankara
Aleksandrov Rus Kızılordu Korosu ve Dans Topluluğu İle Hayko Cepkin
Congresium Ankara
Ankara
Aleksandrov Rus Kızılordu Korosu ve Dans Topluluğu İle Hayko Cepkin
İstanbul Kongre Merkezi Harbiye Oditoryumu
İstanbul
Aleksandrov Rus Kızılordu Korosu ve Dans Topluluğu İle Hayko Cepkin
İstanbul Kongre Merkezi Harbiye Oditoryumu
İstanbul
Hayko Cepkin’i Türk rock sahnesinde yalnızca sesiyle ayırt etmek mümkün değil. Piyanoyla başlayan müzik eğitimi, klasik müzik altyapısı, metal ve elektronik müziği aynı yapının içine sokması, kliplerde kullandığı karanlık görsel dünya ve konserleri neredeyse teatral bir gösteriye dönüştürmesi kariyerinin birbirinden ayrılmayan parçaları oldu. “Fırtınam”dan “Bertaraf Et”e, “Melekler”den “Paranoya”ya uzanan repertuvar değişirken Cepkin’in kurduğu dünya büyük ölçüde aynı kaldı: sertlik, melankoli, öfke ve zaman zaman groteske yaklaşan bir sahne anlayışı. 2005’te başlayan albüm kariyerinin yirminci yılına geldiğinde ise bu geçmişi “Sizi Büyüten Şarkılar” gibi dev bir canlı kayıt projesiyle yeniden bir araya getirdi.
11 Mart 1978’de İstanbul’da doğan Hayko Cepkin, Getronagan Ermeni Lisesi’ni bitirdikten sonra müzik eğitimine yoğunlaştı. Mimar Sinan’da şan, solfej ve piyano çalıştı; ardından Timur Selçuk Çağdaş Müzik Merkezi’nde şan ve müzik teorisi eğitimi aldı. Akademi İstanbul’da da piyano üzerine çalıştı. Profesyonel müzik hayatına ise sahnenin önünde değil, 1997’den itibaren klavyeci ve aranjör olarak başladı. Albüm çıkarmadan önce farklı sanatçılarla çalışması ve düzenlemeler yapması, ilerleyen yıllarda kendi albümlerindeki güçlü prodüksiyon anlayışının temelini oluşturdu.
Klavyenin Arkasından Sahnenin Önüne
Hayko Cepkin’in kariyerinin başlangıcındaki en önemli ayrıntılardan biri, önce “şarkıcı” olarak tanınmamasıydı. Uzun süre başka sanatçıların konser ve albüm çalışmalarında klavyeci, besteci ve aranjör olarak yer aldı. Murathan Mungan’ın “Söz Vermiş Şarkılar” projesinde Aylin Aslım’ın seslendirdiği “Kimdi Giden”in düzenlemesini yapması da bu dönemin örneklerinden biriydi.
Bu yıllar Cepkin’e müziğin yalnızca vokal tarafını değil, şarkının bütün yapısını düşünme alışkanlığı kazandırdı. Piyano ve klasik müzik eğitiminin üzerine elektronik altyapılar, sert gitarlar ve zaman zaman arabeske yaklaşan melodiler eklediğinde ortaya Türkiye’de kolay sınıflandırılamayan bir sound çıkmaya başladı.
Kendi şarkılarını ise uzun süre ev ortamında kaydetti. Bu kayıtların bir araya gelmesi 2005’te ilk albümüne dönüşecekti.
Sakin Olmam Lazım: İlk Albümde Kurulan Dünya
2005’te yayımlanan “Sakin Olmam Lazım”, Hayko Cepkin’in solo kariyerinin başlangıcı oldu. Albümdeki söz, müzik ve düzenlemelerin büyük bölümünü kendisi hazırladı. “Yarası Saklı”, “Görmüyorsun”, “Fırtınam”, “Son Kez” ve “Zaman Geçti” gibi şarkılar kısa sürede onun ilk geniş dinleyici kitlesini oluşturdu. İlk albüm konserlerinden biri de aynı yıl Rock İstanbul Festivali’nde gerçekleşti.
“Sakin Olmam Lazım”ın önemli tarafı, ilerleyen yıllardaki Hayko Cepkin sound’unun birçok özelliğinin daha ilk albümde bulunmasıydı. Piyano merkezli melodiler sert gitarlarla yan yana gelebiliyor, elektronik sesler rock altyapısının içine giriyor ve vokal bir anda sakin bir tondan çığlığa yaklaşan bir yere geçebiliyordu.
2006’da Kral TV Müzik Ödülleri’nde En İyi Rock Erkek Sanatçı seçilmesi, alternatif sahnede başlayan kariyerin oldukça kısa sürede ana akım müzik dünyasında da karşılık bulduğunu gösterdi.
Tanışma Bitti ve Korkunun Müziğe Dönüşmesi
2007’de gelen ikinci albüm “Tanışma Bitti”, Hayko Cepkin’in görsel ve müzikal kimliğini çok daha sert biçimde ortaya koyduğu çalışma oldu.
Albümün ana kavramlarından biri korkuydu. Cepkin o dönemde albümü anlatırken öfke ve korkuyu doğru biçimde yönlendirdiğinde ortaya güçlü bir enerji çıktığını söylüyordu. Bu nedenle şarkılar yalnızca müzikal olarak ağırlaşmadı; intro’lar, klipler ve albümün genel atmosferi de korku temasının etrafında kuruldu.
“Yalnız Kalsın”, “777”, “Bertaraf Et”, “Sonra Görüşelim”, “Sıkı Tutun”, “Ölüyorum”, “Siren”, “Melekler” ve “Bilmezsin” gibi parçaların bulunduğu albüm, Cepkin’in bugün hâlâ en fazla dinlenen repertuvarlarından birini oluşturuyor.
Özellikle “Bertaraf Et” ve “Melekler”, onun sahne kimliğini çok daha geniş kitlelere taşıdı. Kliplerdeki makyaj, kostüm, ışık ve beden kullanımının müzik kadar önem kazanması da bu dönemde belirginleşti.
Hayko Cepkin artık yalnızca farklı sesli bir rock şarkıcısı değildi; kendi görsel evrenini kuran bir performans sanatçısına dönüşüyordu.
Sandık ve Daha Karanlık Bir Dönem
2010’da yayımlanan “Sandık”, Cepkin’in müziğinin daha karanlık ve ağır tarafını sürdürdü. Albümde “Yol Gözümü Dağlıyor”, “Gelin Olmuş”, “Balık Olsaydım”, “Sahibi Yok”, “Doymadınız” ve “Sandığım Hazır” gibi parçalar bulunuyordu.
“Sandık”ta ölüm, kayıp ve iç hesaplaşma gibi temalar daha belirgin hâle gelirken albümün sahne karşılığı da giderek büyüyordu. Hayko Cepkin’in konserlerinde yalnızca şarkıların canlı versiyonları çalınmıyor; ışık, dekor, makyaj ve performans üzerinden şarkının atmosferi yeniden kuruluyordu.
Bu durum onu Türkiye’de rock konserlerini görsel şova dönüştüren en belirgin isimlerden biri yaptı. Klasik konser düzeninin dışında sahneyi bir tür tiyatro alanı gibi kullanması, sonraki yıllarda da kariyerinin en önemli özelliklerinden biri olarak kaldı.
Aşkın Izdırabını ve İlişkilerin Karanlık Tarafı
2012’de yayımlanan “Aşkın Izdırabını”, adından da anlaşılacağı gibi ilişkileri ve aşkın daha sorunlu taraflarını merkeze aldı. “Paranoya”, “Geç Kaldım”, “Platonik”, “Kabulleniş”, “İçgüdü”, “Aşk Kitabı”, “Tek Gecelik”, “Takıntı” ve “Kıskançlık” gibi şarkı isimleri bile albümün hikâyesini büyük ölçüde anlatıyordu.
Cepkin burada aşkı romantik pop müziğin alışılmış diliyle ele almak yerine paranoya, kıskançlık, takıntı ve kabullenme gibi psikolojik durumlar üzerinden kurdu.
Müzikal olarak da elektronik, rock ve metal altyapıları arasında hareket etmeye devam etti. Şarkıların farklı akustik, klasik veya elektronik versiyonlarının albüme eklenmesi, aynı parçanın düzenlemeyle tamamen başka bir duyguya dönüşebileceğini göstermesi açısından dikkat çekiciydi.
Beni Büyüten Şarkılar
Hayko Cepkin’in kariyerindeki en kişisel projelerden biri 2015-2016 döneminde gelen “Beni Büyüten Şarkılar Vol.1” oldu. Bu kez kendi bestelerinden çok, çocukluğundan ve gençliğinden itibaren onu etkileyen şarkılara yöneldi. Diskografi kayıtlarında albüm 2016 çalışması olarak yer alıyor.
Bu fikir aslında onun müzik dünyasının neden bu kadar geniş olduğunu da gösteriyordu. Cepkin kendisini yalnızca metal veya rock üzerinden besleyen bir müzisyen olarak görmedi. Türkçe poptan arabeske, klasik müzikten alternatif rock’a kadar oldukça farklı kaynakları kendi sound’una taşıdı.
Bu nedenle cover yorumlarında şarkıları orijinaline mümkün olduğunca benzetmek yerine onları kendi karanlık ve teatral müzik dünyasının içine yerleştirdi.
Karantina Günlüğü
2020’de pandemi nedeniyle konserlerin durduğu dönemde Hayko Cepkin’in üretimi başka bir forma dönüştü. Ney sanatçısı Burak Malçok’la birlikte hazırladığı “Karantina Günlüğü”, eski şarkılarının farklı düzenlemelerle yeniden yorumlandığı oldukça kapsamlı bir çalışma oldu.
Albümde “Kabul Olur”, “Dans Et”, “Gelin Olmuş”, “Hüzünle Karışık”, “Sandık”, “Melekler”, “Uyan”, “Fırtınam”, “Paranoya”, “Ölüyorum”, “Yalnız Kalsın” ve başka birçok parçanın yeni versiyonları bulunuyordu.
Ney ile Cepkin’in piyano, vokal ve karanlık elektronik dünyasının birleşmesi ilk bakışta oldukça uzak iki müzik alanı gibi görünüyordu. Ancak ortaya çıkan kayıtlar, onun şarkılarının yalnızca sert gitarlar üzerinden çalışmadığını gösterdi.
Sahnenin Hayko Cepkin’i
Hayko Cepkin’in kariyerini albümler üzerinden anlatmak mümkün ama onu asıl farklılaştıran alanın konserler olduğunu söylemek daha doğru olur. Sahne üzerinde kostüm, makyaj, koreografi, ışık ve kimi zaman akrobatik unsurlar müziğin doğrudan parçası hâline geliyor.
Bu yaklaşım yıllar içinde daha büyük prodüksiyonlara dönüştü. Senfonik projelerde yer aldı, “An Epic Symphony” formatında orkestralarla konserler verdi ve repertuvarını büyük ölçekli sahne düzenlemeleriyle yeniden yorumladı.
Cepkin’in klasik müzik eğitiminin belki de en görünür hâle geldiği alan da bu oldu. Sert rock şarkılarının içine orkestral düzenlemeler eklenmesi onun müziğine sonradan yapıştırılmış bir fikir gibi durmadı; aksine kariyerinin başlangıcındaki piyano ve klasik müzik geçmişine geri dönüş niteliği taşıdı.
Sizi Büyüten Şarkılar ve 20 Yıllık Hikâye
2025’te yayımlanan “SİZİ BÜYÜTEN ŞARKILAR”, Hayko Cepkin’in yirmi yıllık solo kariyerinin dev bir arşivi gibi hazırlandı. Albüm toplam 72 parçadan ve altı saati aşan kayıttan oluşuyor. Stadium konserleri, farklı canlı performanslar, “Karantina Günlüğü” kayıtları ve daha önce yayımlanmamış bazı çalışmalar aynı proje içinde toplandı.
Albümün adındaki küçük değişiklik de anlamlıydı. 2010’ların ortasında “Beni Büyüten Şarkılar” diyerek kendi müzikal geçmişine dönmüşken, yirmi yılın sonunda bu kez “Sizi Büyüten Şarkılar” adını kullandı.
Artık mesele yalnızca Hayko Cepkin’i büyüten müzik değildi; onun şarkılarıyla büyüyen bir dinleyici kuşağı da vardı.
2026’da Hayko Cepkin
3 Eylül 2026 itibarıyla Hayko Cepkin’in kariyerinin merkezinde yine sahne bulunuyor. Spotify’daki güncel turne programında 7 Eylül İstanbul Harbiye, 11 Eylül Ankara, 15 ve 19 Eylül İzmir, 17 Eylül Bursa, 26 Eylül Antalya ve ekim ayında Samsun ile Denizli dahil çok sayıda konser yer alıyor. Platformdaki aylık dinleyici sayısı da yaklaşık 880 bin seviyesinde.
Bugün Hayko Cepkin’in hikâyesine bakıldığında 1990’ların sonunda başka sanatçıların arkasında klavye çalan bir müzisyenden, Türkiye’nin en kolay tanınan sahne karakterlerinden birine uzanan oldukça belirgin bir dönüşüm görülüyor.
Fakat bu dönüşümün altında sürekli aynı müzikal temel bulunuyor. Klasik müzik eğitimi, piyano, elektronik sesler, ağır gitarlar ve teatral anlatım hiçbir zaman birbirinden tamamen ayrılmadı.
“Sakin Olmam Lazım”ın ev kayıtlarından “Tanışma Bitti”nin korku dünyasına, “Sandık”tan “Aşkın Izdırabını”na, “Karantina Günlüğü”nden 72 parçalık “Sizi Büyüten Şarkılar”a uzanan yirmi yılda sound değişti ve sahne büyüdü.
Hayko Cepkin’in en belirgin tarafı ise aynı kaldı: dinleyiciye yalnızca bir şarkı değil, o şarkının içinde yaşayacağı karanlık ve teatral bir dünya sunmak.