Levent Ülgen

Levent Ülgen

18Etkinlik·143Takipçi
Hakkında

Levent Ülgen’in oyunculuk kariyerinde dikkat çeken şey, fizik mezuniyetinden tiyatro sahnesine uzanan sıra dışı başlangıç kadar, yıllar içinde birbirinden tamamen farklı karakterlere geçebilmesi. Bir kuşak onu “En Son Babalar Duyar”ın sürekli “hallederiz” diyen Kadir’i olarak hatırlıyor, başka bir kuşak “Akasya Durağı”ndaki Sinan’ı, daha genç izleyiciler ise “Kiralık Aşk”ın Necmi İplikçi’sini ya da “Aile”nin İbrahim Soykan’ını tanıyor. Ancak bütün bu televizyon karakterlerinin arkasında Ankara Halk Tiyatrosu, Ankara Sanat Tiyatrosu ve Devlet Tiyatroları’na uzanan çok daha uzun bir sahne geçmişi var. Levent Ülgen’in kariyerini kalıcı yapan taraf da biraz burada yatıyor: komedide son derece rahat görünürken gerektiğinde tamamen başka bir oyunculuk tonuna geçebiliyor.

8 Ağustos 1962’de doğan Ömer Levent Ülgen’in doğum yeri konusunda biyografi kaynaklarında küçük farklılıklar bulunuyor; bazı kaynaklar Ankara’yı, bazıları ise Konya’nın Cihanbeyli ilçesini gösteriyor. Eğitim bilgileri ise daha tutarlı. Ankara İnönü Lisesi’nin ardından ODTÜ Fizik Bölümü’nü bitirdi, daha sonra Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nde oyunculuk eğitimi aldı. Tiyatroya Erkan Yücel’in Ankara Halk Tiyatrosu’nda başladı; ilk sahne çalışmalarından biri “Atçalı Kel Mehmet”te figüranlık oldu.

Fizikten Tiyatroya

Levent Ülgen’in hikâyesindeki en ilginç kırılmalardan biri oyunculuğa yönelmeden önce fizik eğitimi almış olması. ODTÜ Fizik Bölümü’nü tamamladıktan sonra tamamen farklı bir meslek alanına geçmesi, tiyatroyu bir hobi olarak değil doğrudan profesyonel kariyer olarak seçtiğini gösteriyor.

Ankara Halk Tiyatrosu’ndaki ilk yıllarının ardından Erkan Yücel’in ölümünden sonra Rutkay Aziz yönetimindeki Ankara Sanat Tiyatrosu’na geçti. Burada farklı oyunlarda çalışırken Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’ne girdi. Mezuniyetinin ardından Devlet Tiyatroları bünyesinde oyuncu ve yönetmen olarak çalışmaya başladı; aynı dönemde yüksek lisansını da tamamladı.

Bu dönem onun oyunculuğunun temelini oluşturdu. Yıllar sonra televizyon komedisiyle tanınacak olsa da sahnede Brecht’ten Shakespeare’e, Sartre’dan Haldun Taner’e uzanan oldukça farklı metinlerle çalıştı.

Tiyatroda Oyuncu Olmanın Ötesine Geçmek

Levent Ülgen’in tiyatro kariyeri yalnızca oyunculukla sınırlı kalmadı. Devlet Tiyatroları ve Ankara Sanat Tiyatrosu döneminde yönetmenlik de yaptı.

Dario Fo’nun “Ödenmeyecek! Ödemiyoruz!” oyununu Ankara Sanat Tiyatrosu’nda, Slawomir Mrozek’in “Tango”sunu yine aynı toplulukta yönetti. Antalya Devlet Tiyatrosu’nda ise Sylvia Freedman’ın “TV Yıldızı Eva” adlı oyununu sahneledi. Oyuncu olarak “Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım”, “Altona Mahpusları”, “Aykırı İkili”, “Kafkas Tebeşir Dairesi” ve “Yatak Odası Diyalogları” gibi çok farklı eserlerde yer aldı.

Bu tiyatro geçmişi Ülgen’in televizyondaki komedi karakterlerine de farklı bir temel sağladı. Karakteri yalnızca espri söyleyen biri olarak değil, beden dili ve ritmi olan bir bütün olarak kurabilmesi büyük ölçüde bu yılların sonucu.

Yılan Hikâyesi ve Kamera Önündeki İlk Dönem

Levent Ülgen’in kamera önü kariyeri 1990’lara uzanıyor. Sinemada “Kurşun Adres Sormaz”, “Mavi Sürgün”, “Gelincik Tarlası” ve “80. Adım” gibi yapımlarda rol aldı. Televizyonda ise “Kurtuluş” ve “Yılan Hikâyesi” gibi projelerde yer aldı.

“Yılan Hikâyesi”nde Mürekkep Kadir karakterini canlandırması, geniş televizyon seyircisiyle kurduğu ilk ciddi bağlardan biriydi. Ancak onu ülke çapında tanınan bir komedi oyuncusuna dönüştüren asıl rol birkaç yıl sonra gelecekti.

En Son Babalar Duyar ve “Hallederiz Kadir”

2002’de başlayan “En Son Babalar Duyar”, Levent Ülgen’in kariyerindeki en büyük kırılma noktalarından biri oldu. Dizide Kadir karakterini canlandırdı. Karakterin sürekli sorunları kolayca çözeceğini düşündüren “hallederiz” tavrı, zamanla rolün en hatırlanan özelliğine dönüştü.

Dizi 2002’den 2006’ya kadar yayımlandı ve Ülgen’in tiyatrodan gelen komedi ritmini milyonlarca kişiye taşıdı. Kadir, pratik görünen ama çoğu zaman işleri daha da karıştıran, kendine fazlasıyla güvenen bir karakterdi.

Levent Ülgen’in bu rolde başarılı olmasının nedenlerinden biri karakteri yalnızca karikatür gibi oynamamasıydı. Kadir kendi yaptıklarının komik olduğunun farkında değildi. Tam tersine kendisini çoğu zaman evdeki en akıllı insan olarak görüyordu. Komedi de tam olarak bu özgüvenden çıkıyordu.

“En Son Babalar Duyar” sayesinde Ülgen’in ismi uzun süre Kadir karakteriyle özdeşleşti. Ancak birkaç yıl sonra başka bir komedi dizisi bu kez yeni bir karakterle benzer bir popülerlik yaratacaktı.

Akasya Durağı ve Sinan

2008’de başlayan “Akasya Durağı”, Levent Ülgen’in televizyon kariyerindeki ikinci büyük uzun soluklu komedi dönemi oldu. Dizide Sinan Kaya karakterini canlandırdı. Yapım 2012’ye kadar devam etti.

“Akasya Durağı” taksicilerin ve çevrelerindeki insanların gündelik hikâyelerini merkeze alan bir mahalle komedisiydi. Ülgen’in Sinan karakteri de dizinin en fazla hatırlanan figürlerinden biri hâline geldi.

Bu rol aslında “En Son Babalar Duyar”daki Kadir’den oldukça farklıydı ama seyircinin Levent Ülgen’le kurduğu komedi bağını devam ettirdi. Bir oyuncunun iki farklı uzun soluklu sitcom karakteriyle iki ayrı dönemde geniş kitle yakalayabilmesi kolay değil.

Bu yıllarda “Arka Sokaklar” gibi farklı türlerde projelerde de yer aldı. Böylece komedi oyunculuğuyla tanınmasına rağmen polisiyeden drama kadar başka yapımlarda görünmeye devam etti.

Niyazi Gül Dörtnala ve Sinema Komedisi

Levent Ülgen’in sinema kariyeri televizyon kadar yoğun olmasa da yıllar içinde farklı projelerle devam etti. “Bayrampaşa: Ben Fazla Kalmayacağım”, “Nene Hatun”, “Devrimden Sonra” ve “Bizum Hoca” gibi filmlerde rol aldı.

2015’te vizyona giren “Niyazi Gül Dörtnala” ise geniş seyirciye ulaşan komedi projelerinden biri oldu. Ülgen filmde Rıza karakterini canlandırdı.

Aynı dönem onun televizyon kariyerinde de yeni bir büyük proje başlıyordu.

Kiralık Aşk ve Necmi İplikçi

2015’te başlayan “Kiralık Aşk”, Levent Ülgen’i yeni bir seyirci kuşağıyla buluşturdu. Dizide Necmi İplikçi karakterini canlandırdı. Proje 2017’ye kadar devam etti.

Necmi, özellikle Nergis Kumbasar’ın canlandırdığı Neriman’la kurduğu ilişki üzerinden dizinin komedi tarafının önemli parçalarından biri hâline geldi. Barış Arduç ve Elçin Sangu’nun merkezde olduğu romantik hikâyenin yanında Necmi-Neriman ikilisi kendi küçük komedi evrenini oluşturuyordu.

Bu rolün Levent Ülgen açısından ayrı bir önemi vardı. “En Son Babalar Duyar”ı izleyen seyirciyle “Kiralık Aşk”ı takip eden genç kuşak arasında on yıldan fazla zaman vardı. Ülgen ikinci kez daha genç bir izleyici kitlesi tarafından yeni bir karakterle tanınmış oldu.

Böylece Kadir ve Sinan’ın yanına Necmi de kariyerinin en fazla hatırlanan komedi karakterlerinden biri olarak eklendi.

Komediden Kuzgun’a

“Kiralık Aşk”ın ardından Levent Ülgen televizyon kariyerinde daha farklı tonlara yöneldi. “Hayati ve Diğerleri” ve “Kocaman Ailem” gibi komedi ağırlıklı projelerin ardından 2019’da “Kuzgun” dizisinde Rıfat Bilgin karakterini canlandırdı.

“Rıfat”, Ülgen’in geniş kitlelerce tanınan komedi karakterlerinden oldukça farklıydı. Daha karanlık, güç ilişkilerinin merkezinde bulunan ve hikâyenin dramatik tarafını taşıyan bir karakterdi.

Bu rol, oyuncunun komedi üzerinden kurduğu ekran imajının dışında başka bir alana geçebildiğini yeniden gösterdi.

Aynı yıl “Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu” filminde gazeteci Can Pulak’ı canlandırdı. Film, Naim Süleymanoğlu’nun Bulgaristan’dan Türkiye’ye uzanan yaşamını ve spor kariyerini anlatıyordu.

Gençliğim Eyvah ve Televizyon Komedisine Dönüş

2020’de yayımlanan “Gençliğim Eyvah”, Levent Ülgen’i yeniden ana akım televizyon komedisinin merkezine taşıdı. Dizide Zekeriya Bozoğlu karakterini canlandırdı.

Bu proje onun yıllardır taşıdığı aile ve mahalle komedisi tecrübesine oldukça uygun bir yapıdaydı. Ancak televizyon dünyası artık “En Son Babalar Duyar” döneminden çok farklıydı. Diziler daha yüksek prodüksiyonlu, sezonlar daha kısa ve izleyici alışkanlıkları dijital platformların etkisiyle hızla değişiyordu.

Ülgen ise bu dönüşümün içinde klasik televizyonla bağını sürdürdü.

2021’de “Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz”da Efraim karakterini canlandırdı; 2022’de ise “Baba” dizisinde Hacı Selahattin Görgülü rolüyle izleyici karşısına çıktı.

Kaçış ve Dijital Platform Dönemi

2022’de Levent Ülgen’in kariyerine dijital platform yapımı “Kaçış” eklendi. Disney+ için hazırlanan dizide Ebu Abidin karakterini canlandırdı.

Bu rol, klasik televizyon komedilerinden tamamen farklı bir dünyaya aitti. Savaş, çatışma ve gazetecilik üzerinden ilerleyen dizide Ülgen, hikâyenin sert karakterlerinden birini oynadı.

Yaklaşık otuz yıllık kamera önü kariyerinin ardından dijital platformlara geçiş yapması, onun farklı yayın modellerine uyum sağlamaya devam ettiğini gösterdi.

Aile ve İbrahim Soykan

2023’te başlayan “Aile”, Levent Ülgen’in son dönem kariyerindeki en dikkat çekici televizyon işlerinden biri oldu. Dizide İbrahim Soykan karakterini canlandırdı.

“Aile”, Soykan ailesinin güç mücadelelerini ve aile içindeki çatışmaları merkeze alan daha karanlık bir dramaydı. Ülgen’in İbrahim karakteri de aile içindeki iktidar hesaplarının önemli figürlerinden biriydi.

Bu rolün önemli taraflarından biri, seyircinin yıllarca komediyle tanıdığı Levent Ülgen’in dramatik oyunculuğunu yeniden geniş kitlelerin karşısına çıkarmasıydı.

“Hallederiz Kadir”in rahat ve komik tavrından İbrahim Soykan’ın karanlık aile ilişkilerine uzanan mesafe, oyuncunun filmografisindeki çeşitliliği oldukça iyi özetliyor.

Kötü Kan, Çift Kişilik Oda ve Yeni Projeler

Levent Ülgen’in üretimi 2024 ve 2025’te de devam etti. 2024’te “Kötü Kan” dizisinde Burhan Karaoğlu karakterini canlandırdı. Aynı yıl “Filme Gel” sinema filminde yer aldı.

2025’te ise “Çift Kişilik Oda” dizisinde Çetin Tunca karakterini oynadı. Yapım, otel dünyasında geçen romantik ve aile ilişkilerini merkeze alan bir hikâyeydi.

Sinema tarafında “Bi Umut” da 2025 filmografisinde yer aldı. Böylece Ülgen kariyerinin altmışlı yaşlarında bile farklı türlerde projelerde düzenli biçimde çalışmayı sürdürdü.

Aynı Yağmur Altında ve 2026

Levent Ülgen’in 2026’daki güncel televizyon projesi “Aynı Yağmur Altında”. atv’de yayımlanan dizide Faik Aydan karakterini canlandırıyor. Oyuncu kadrosunda Erkan Can, Fikret Kuşkan, Hülya Avşar, Deniz Uğur ve Mine Çayıroğlu gibi deneyimli isimler de bulunuyor.

Bu proje, Levent Ülgen’in televizyondaki otuz yılı aşan devamlılığının son halkası durumunda.

1990’larda “Yılan Hikâyesi”nde görünen oyuncudan, 2000’lerin “En Son Babalar Duyar” ve “Akasya Durağı” fenomenlerine; oradan “Kiralık Aşk”, “Aile”, dijital platform yapımları ve 2026’daki yeni dizisine uzanan oldukça geniş bir ekran kariyeri var.

Kadir’den İbrahim Soykan’a

Bugün Levent Ülgen’in kariyerine bakıldığında seyircinin onu birden fazla rolle özdeşleştirdiği görülüyor. Bazı oyuncular tek bir karakterin gölgesinden çıkamazken Ülgen farklı dönemlerde yeni bir karakterle tekrar görünür olmayı başardı.

“Hallederiz Kadir” 2000’lerin başının televizyon komedisini temsil ediyor. Sinan, “Akasya Durağı” döneminin mahalle komedisi dünyasına ait. Necmi İplikçi ise romantik komedinin daha yeni kuşak örneklerinden birinin karakteri. İbrahim Soykan ve Ebu Abidin gibi roller ise tamamen başka oyunculuk tonları gerektiriyor.

Belki de Levent Ülgen’in uzun kariyerini ayakta tutan şey tam olarak bu geçiş becerisi.

Fizik okuyup tiyatroya geçen, Ankara Halk Tiyatrosu’nda figüranlıkla başlayan, Ankara Sanat Tiyatrosu ve Devlet Tiyatroları’nda oyunculuk ve yönetmenlik yapan bir sanatçıdan Türkiye’nin en tanınan televizyon karakterlerinden birkaçını yaratan bir oyuncuya uzanan yol oldukça uzun.

Televizyon seyircisinin hafızasında komedi daha baskın olabilir. Ancak Levent Ülgen’in kariyerinin temelini yalnızca espri değil, sahne eğitimi ve karakter oyunculuğu oluşturuyor.

Kadir’in “hallederiz” rahatlığından “Aile”deki İbrahim Soykan’ın gerilimine kadar uzanan mesafeyi oynayabilmesi de bunun en açık göstergesi.