Nevzat Can Ünsal

Nevzat Can Ünsal

4Etkinlik·36Takipçi
Hakkında

Nevzat Can Ünsal’ın kariyerindeki en dikkat çekici taraf, stand-up’a gelmeden önce dijital mizahın farklı alanlarında uzun süre üretmiş olması. Bugün onu “Simülasyon Hatası” ve ardından gelen “Devam” gösterileriyle tanıyan geniş bir seyirci kitlesi bulunuyor; ancak Ünsal’ın mizah geçmişi 2010’ların başındaki parodi haber yazarlığına, Kurcala adlı video kanalına ve sosyal medyada gerçek sanılarak yayılan skeçlere kadar uzanıyor. Ankara’nın gündelik hayatını, taşrayı, siyaseti ve Türkiye’de normalleşmiş tuhaflıkları yıllarca video formatında işleyen Ünsal, zamanla aynı gözlem biçimini stand-up sahnesine taşıdı. 2026’ya gelindiğinde ise dijital içerikten gelen kitlesini canlı performansa dönüştüren ve “Devam” adlı gösterisiyle farklı şehirlerde sahne alan bir komedyen olarak kariyerini sürdürüyor. 

Nevşehir’de doğan Nevzat Can Ünsal’ın üniversite hayatı birkaç farklı şehirden geçti. 2007’de Abant İzzet Baysal Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde eğitime başladı, 2011’de Ege Üniversitesi’ne geçti. Daha sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde yüksek lisansa kabul edilmesiyle Ankara’ya yerleşti. Ünsal’ın mizah kariyerinin şekillenmesinde de bu şehir değişikliklerinin önemli payı oldu. Özellikle Ankara, yalnızca yaşadığı yer değil, yıllarca ürettiği parodi videoların ve daha sonra stand-up’ının temel gözlem alanlarından birine dönüştü. 

Nevşehir’de Tiyatrodan Mizaha

Ünsal’ın sahneyle ilişkisi stand-up’tan çok daha önce başladı. Kendi anlatımına göre Nevşehir’de tiyatroyla ilgilendi ve çevresindeki insanlar özellikle doğaçlama konusunda başarılı olduğunu söylüyordu. İlkokul yıllarında öğretmenlerinin taklitlerini yapması ve sınıf arkadaşlarını güldürmesi de mizahla kurduğu ilişkinin erken örneklerinden biriydi. Yıllar sonra verdiği röportajlarda, insanları gözlemleme ve neye güldüklerini anlama becerisinin o dönemlerde gelişmeye başladığını anlatacaktı. 

Bu geçmiş, sonraki kariyerindeki mizah anlayışını anlamak açısından önemli. Ünsal’ın komedisi büyük ölçüde tamamen hayalî karakterler yaratmak yerine gerçek hayatta gördüğü davranışları birkaç adım ileri taşımaya dayanıyor. Ankara’daki bir insan tipi, aile içinde duyduğu bir cümle veya gündelik hayatta herkesin kanıksadığı bir olay, önce kısa bir parodi videosuna, yıllar sonra da uzun bir stand-up hikâyesine dönüşebiliyor.

Zaytung Yılları

Nevzat Can Ünsal’ın profesyonel mizah üretimindeki ilk önemli duraklardan biri Zaytung oldu. 2010 civarında siteye parodi haberler göndermeye başladığını, ilk gönderilerinin yayımlanmadığını ancak yaklaşık bir yıl sonra ilk haberinin kabul edildiğini anlatıyor. Bu aşamadan sonra formatın dilini daha iyi kavrayarak düzenli şekilde yazmaya başladı ve 2013’e kadar enerjisinin önemli bölümünü burada ürettiği mizaha yöneltti. 

Parodi haber yazarlığı, Ünsal’ın sonraki işlerinde görülen ironik bakışın gelişmesinde önemli bir dönem oldu. Gerçek bir haberi birkaç kelimeyle tersine çevirmek, toplumun normal karşıladığı bir durumu absürt tarafıyla göstermek ve ciddi haber dilini mizah için kullanmak, ilerleyen yıllarda hem Kurcala videolarının hem de “Simülasyon Hatası”nın temel mantıklarından birine dönüştü. TEDxReset biyografisinde de Ünsal’ın üç yıl boyunca Zaytung ve çeşitli mizah dergilerinde yazarlık yaptığı, aynı dönemde reklam metinleri hazırladığı belirtiliyor. 

Kurcala’nın Kuruluşu

Ünsal’ın kariyerindeki en büyük kırılmalardan biri 2013’te Kurcala’yı kurması oldu. Kaan Karabüber’le 2011’de Antalya’da bir üniversite projesinde tanışmış, benzer mizah anlayışlarına sahip olduklarını fark etmişti. Üniversitenin ilk yıllarından beri aklında bulunan video mizah ekibi kurma düşüncesi bu tanışmadan sonra somutlaştı ve Kasım 2013’te ilk kez kamera karşısına geçtiler. 

İlk video beklenen ilgiyi görmedi. Ünsal’ın anlattığına göre aylar boyunca ancak birkaç yüz kişiye ulaşabildiler ve proje neredeyse sona erdi. Ancak yaklaşık bir buçuk yıl sonra İsveç’te çekilen başka bir video bütün hikâyeyi değiştirdi. Böylece Kurcala, başarısız bir ilk denemeden sosyal medyada geniş kitlelere ulaşan bağımsız bir mizah kanalına dönüşmeye başladı.

İsveç’teki Ankaralı

“İsveç’teki Ankaralı”, Nevzat Can Ünsal’ın dijital görünürlüğünü büyüten en önemli erken dönem içeriklerden biri oldu. Ünsal videoyu Erasmus döneminde İsveç’te kurguladı, oynadı ve montajını yaptı. Çekimde yurt arkadaşlarından yardım aldı. Türkiye’ye döndükten sonra yayımlanan video kısa sürede farklı sosyal medya hesaplarına taşındı ve birçok izleyici içeriğin kurgu olduğunu fark etmeden paylaşmaya başladı. 

Bu durum daha sonra Kurcala’nın karakteristik özelliklerinden biri hâline geldi. Ekip, gerçek bir röportaj veya haber görüntüsünü andıran videolar hazırlıyor; içerikler bağlamından koparılarak paylaşıldığında kimi zaman gerçek sanılıyordu. Ünsal’ın “Canlı Yayını Kesen Adam” gibi başka videolarının da kendi kanalından daha fazla farklı sosyal medya hesaplarında izlendiğini anlatması, dijital dönemin ilginç bir sorununu ortaya koyuyordu: İçerik milyonlara ulaşabiliyor ancak videoyu yapan kişilerin adı aynı hızla tanınmayabiliyordu. 

Bilirkişi ve Ankara Mizahı

Kurcala’nın sonraki önemli formatlarından biri “Bilirkişi” oldu. Ekip bir süre üretime ara verdikten sonra bu seriyle daha düzenli biçimde video yayımlamaya başladı. Ünsal’ın 2019’da verdiği röportajda da Kurcala’nın özellikle “İsveç’teki Ankaralı” ve “Bilirkişi” ile geniş kitlelere ulaştığı, Ankara merkezli mizahının kanalın ayırt edici taraflarından birine dönüştüğü görülüyor. 

Ankara burada yalnızca videoların çekildiği şehir değildi. Şehrin ulaşımı, insan tipleri, bürokrasisi ve gündelik alışkanlıkları doğrudan mizah malzemesi hâline geliyordu. Ünsal’ın yıllar sonra stand-up sahnesinde İç Anadolu, taşra, aile ve şehir hayatı üzerine uzun bölümler anlatması düşünüldüğünde Kurcala dönemi, bugünkü sahne dilinin laboratuvarı gibi çalıştı.

Dijital Mizahın Sahneye Taşınması

Nevzat Can Ünsal’ın stand-up’a geçişi, yıllarca yaptığı video mizahından tamamen kopması anlamına gelmedi. Tam tersine, videolarda kullandığı temel bakış sahnede de devam etti: Türkiye’de insanların artık şaşırmadığı olaylara dışarıdan bakmak ve sıradan görünen şeyin aslında ne kadar garip olduğunu göstermek.

Stand-up’ın farkı ise anlatının artık kurgu video, montaj veya farklı karakterler yerine doğrudan komedyenin kendisi üzerinden ilerlemesiydi. Video içeriğinde espriyi kesme ve kurgu belirlerken canlı performansta bütün ritim ses tonuna, hikâye anlatımına ve seyircinin tepkisine bağlı hâle geldi. Ünsal’ın eski tiyatro deneyimi ve yıllarca kamera karşısında farklı karakterlere girmesi de bu geçişi kolaylaştıran unsurlardan biri oldu.

Simülasyon Hatası

Ünsal’ın ilk dönem stand-up kariyerinin merkezine “Simülasyon Hatası” yerleşti. Gösterinin temelinde Türkiye’de yaşanan gerçeküstü olayların artık normal kabul edilmesi bulunuyordu. Ünsal, gösterinin adını açıklarken özellikle toplumun saçmalıkları normalleştirmesiyle ilgilendiğini ve “simülasyon” fikrinin bu olaylara belirli bir mesafeden bakmayı sağladığını söylüyordu. 

Gösteride tatil ve flört hikâyelerinden Anadolu’daki korku anlatılarına, az tanınmanın yarattığı tuhaflıklardan siyasete, İç Anadolu’dan aile ilişkilerine ve İsveç deneyimlerine kadar oldukça geniş bir konu alanı bulunuyordu. Devlet hastaneleri, üçüncü nesil kafeler ve anne-baba ilişkileri gibi gündelik başlıklar da aynı anlatının içine giriyordu. Böylece Kurcala’daki toplumsal gözlem, stand-up’ta Ünsal’ın kişisel hayatıyla daha fazla birleşmeye başladı. 

Simülasyon Hatası’nın Dijital Yayını

“Simülasyon Hatası” uzun süre sahnelendikten sonra Ünsal söz verdiği gibi gösterinin tamamını çevrimiçi yayımladı. Ekim 2024’te paylaşılan yaklaşık 44 dakikalık kayıt, 2026 itibarıyla 600.000’in üzerinde izlenmeye ulaşmış durumda. Bu yayın, onun kariyerinde dijital içerikle canlı performans arasındaki döngüyü yeniden kurdu. Önce internet videolarıyla tanınmış, ardından sahneye geçmiş ve sonunda sahne gösterisini yeniden internete taşımıştı. 

Gösteriden daha önce yayımlanan kısa bölümler de aynı işlevi görüyordu. Örneğin İsveç’te yaşadığı bir ev partisini anlattığı bölüm, tek başına 100.000’in üzerinde izlenmeye ulaştı. Böylece uzun gösteriye gitmeyen bir izleyici de birkaç dakikalık kesitler üzerinden Ünsal’ın stand-up tarzıyla tanışabiliyordu. 

Devam

“Simülasyon Hatası”nın ardından Nevzat Can Ünsal yeni gösterisi “Devam”a geçti. Yaklaşık 75 dakika süren bu performans, Kurcala ve önceki stand-up gösterisinden gelen ironik gözlem anlayışını korurken yeni hikâyeler üzerine kuruluyor. Güncel tanıtımlarda yine insanların gündelik hayatta tanık olduğu absürtlüklerin ve sıradan görünen tuhaflıkların gösterinin temel malzemesi olduğu belirtiliyor. 

Önemli bir ayrıntı da gösteride interaktif bölümlerin bulunmaması. Son yıllarda birçok stand-upçı seyirciyle uzun sohbetlere yönelirken Ünsal daha çok hazırlanmış hikâyelerin akışına dayanan bir formatı sürdürüyor. Bu da onun parodi yazarlığından gelen metin ve gözlem tarafının sahnede hâlâ güçlü olduğunu gösteriyor.

2026’da Nevzat Can Ünsal

2026’da “Devam” farklı şehirlerde sahnelenmeye devam ediyor. Yıl içinde Konya, İstanbul, Ankara, İzmir ve Muğla gibi farklı duraklarda performanslar gerçekleştiren Ünsal’ın eylül ve ekim programında da Ankara’da peş peşe yeni gösterileri bulunuyor. Eylül başında İzmir’de sahne alan komedyenin sonbahar programının sürmesi, stand-up’ın artık kariyerinin dönemsel bir denemesi değil, düzenli çalışma alanlarından biri hâline geldiğini gösteriyor. 

Bugün Nevzat Can Ünsal’ın kariyerine bakıldığında yaklaşık 15 yıla yayılan ilginç bir dönüşüm görülüyor. Zaytung’a gönderdiği ilk parodi haberlerden Kurcala’ya, yüzlerce kişinin izlediği başarısız ilk videodan sosyal medyada gerçek sanılan viral içeriklere ve oradan tek kişilik stand-up gösterilerine uzanan bir yol var. Üstelik bütün bu dönemlerde kullandığı mecra değişse de komedinin temelindeki bakış fazla değişmedi.

Ünsal hâlâ insanların alıştığı için fark etmediği tuhaflıklarla ilgileniyor. Bir dönem bunları sahte haber başlığına, daha sonra Kurcala videosuna dönüştürüyordu; bugün ise aynı gözlemleri mikrofon başında uzun hikâyeler hâlinde anlatıyor. Bu nedenle Nevzat Can Ünsal’ı yalnızca dijital dünyadan stand-up’a geçen bir komedyen olarak değil, yazılı parodiden videoya ve videodan canlı sahneye aynı mizah anlayışını taşıyan uzun soluklu bir anlatıcı olarak değerlendirmek daha doğru.