Onur Gökçek

Onur Gökçek

11Etkinlik·47Takipçi
Hakkında

Onur Gökçek’in kariyerini yalnızca stand-up üzerinden anlatmak eksik kalıyor. Çünkü bugün onu sahnede gündelik hayata dair gözlemlerini anlatan bir komedyen olarak tanıyan geniş bir kitle olsa da kariyerinin başka bir tarafında oyunculuk, senaristlik, yönetmenlik ve yapımcılık bulunuyor. Açık mikrofon gecelerinde başlayan stand-up yolculuğu zamanla “Büyük Komedi Gecesi” gibi karma gösterilere, milyonun üzerinde izlenen iki uzun stand-up kaydına ve Türkiye dışındaki sahnelere uzandı. Aynı dönemde “Bartu Ben”, “Kumbara” ve “Güven Bana” gibi yapımlarda oyunculuk yaptı; “Organizasyon Bizim İşimiz” ve özellikle “Nemlizade” ile kamera arkasındaki üretimini de büyüttü. 

Onur Gökçek’in doğum yeri, eğitim hayatı ve çocukluk dönemine ilişkin ayrıntılı bilgiler güvenilir kamuya açık kaynaklarda oldukça sınırlı. Buna karşılık profesyonel kariyerinin ilk dönemini sahne kayıtları üzerinden izlemek mümkün. 2010’ların ortalarında stand-up çevresinde aktif olan Gökçek, BKM Mutfak’ın ilk açık mikrofon katılımcılarından biri olduğunu anlatıyor. 2018’de verdiği değerlendirmede, düzenli olarak sahneye çıkmanın hem yaptığı işi geniş kitlelere ulaştırmasına hem de hangi malzemenin geliştirilmesi gerektiğini görmesine yardımcı olduğunu söylüyordu. 

Açık Mikrofonla Başlayan Stand-up

Açık mikrofon, Onur Gökçek’in bugünkü sahne dilinin oluşmasında önemli bir yere sahip. Bu formatta komedyenin önünde uzun bir gösteri süresi bulunmuyor; kısa zamanda seyirciyle bağ kurması, malzemesini denemesi ve aldığı tepkiye göre metnini yeniden şekillendirmesi gerekiyor. Gökçek’in yıllar sonra uzun gösterilerinde de koruduğu gözlem merkezli anlatımın arkasında bu düzenli sahne pratiği bulunuyor.

Kendisi de BKM Mutfak dönemini yalnızca gösteri yapılan bir yer değil, komedyenlerin yetiştiği bir alan olarak tarif ediyor. Türkiye’de yaşayan insanlara mizah üretirken toplumun neye güldüğünü bilmenin önemli olduğunu söylerken, bunu öğrenmenin en doğrudan yollarından birinin seyirci karşısına tekrar tekrar çıkmak olduğunu vurguluyor. Bu nedenle Gökçek’in kariyerinde stand-up, sosyal medyada birkaç videonun ilgi görmesiyle başlayan ani bir çıkıştan çok yıllar içinde sahnede gelişen bir alan. 

Büyük Komedi Gecesi

Gökçek’in erken dönem sahne kariyerinin önemli projelerinden biri “Büyük Komedi Gecesi” oldu. 2016’dan itibaren bu formatta yer aldığı görülürken 25 Şubat 2017’de Kadıköy’de gerçekleştirilen gösteride Cem İşçiler ve Ali Rıza Tanyeli ile aynı kadrodaydı. Gecenin yapısı, komedyenlerin yaklaşık 15 dakikalık en güçlü performanslarını aynı program içinde sunmasına dayanıyordu. 

Bu dönem aynı kuşaktan farklı stand-upçıların birbirine yakın küçük sahnelerde yetiştiği yılları temsil ediyor. Uzun tek kişilik gösterilerden önce kısa setler hazırlayan Gökçek, farklı seyirci grupları karşısında aynı malzemeyi defalarca sınama fırsatı buldu. Bugün kullandığı sakin konuşma biçiminin altında da aslında uzun süredir sahnede olmanın getirdiği bir rahatlık var; espriyi sürekli yüksek enerjiyle zorlamak yerine hikâyenin kendi tuhaflığını öne çıkarmayı tercih ediyor.

Oyunculuğa Geçiş

Stand-up devam ederken kamera önü çalışmaları da kariyerine eklendi. Gökçek’in filmografisinde 2018 yapımı “Bartu Ben” ilk dönem çalışmalarından biri olarak yer alıyor. Ardından 2020’de Ferit Karahan’ın yönettiği “Kumbara” filminde Cemil Kızıldağ karakterini canlandırdı. 2020-2021 döneminde “Babam Çok Değişti” dizisinde de rol aldı. 

Bu işler, Gökçek’in sahnedeki kendi personasıyla oyunculuk arasında gidip gelmeye başladığı dönemi oluşturdu. Stand-up’ta kendi gözlemlerini anlatırken kamera karşısında yazılmış bir karakterin içinde hareket etmek zorundaydı. Ancak karakter yaratma, konuşma biçimlerini gözlemleme ve insanların küçük davranışlarından mizah çıkarma gibi beceriler iki alan arasında ortak kaldı.

İlk Uzun Stand-up Kaydı

Gökçek’in daha geniş bir dijital izleyiciyle buluşmasında 2022’de yayımladığı uzun stand-up gösterisi önemli bir kırılma yarattı. 2 Haziran 2022’de kendi kanalında yayımlanan performans, 2026 itibarıyla 1.400.000’in üzerinde izlenmeye ulaştı. Böylece yıllardır canlı sahnede geliştirdiği malzeme ilk kez bu ölçekte salondaki seyircinin dışına çıktı. 

Stand-up gösterisinin tamamını yayımlamak, kısa sosyal medya videolarından farklı bir etki yaratıyor. İzleyici yalnızca güçlü birkaç dakikayı değil, komedyenin konular arasında nasıl geçtiğini ve uzun hikâyeyi nasıl taşıdığını da görüyor. Gökçek açısından bu yayın, sahne kariyeriyle internet görünürlüğü arasındaki bağın güçlendiği dönemlerden biri oldu.

Galiba Onur Gökçek

2024’te yayımlanan “Galiba Onur Gökçek” ise bu dijital stand-up çizgisinin ikinci büyük kaydı oldu. Yaklaşık 42 dakikalık gösteri 1.600.000’in üzerinde izlenmeye ulaştı. Gökçek bu kayıtta siyasetten Karaman ve Konya hikâyelerine, dedesinin kaygılarından satış stratejilerine, televizyon programlarından doğa belgesellerine ve komşuluk ilişkilerine kadar geniş bir konu alanında dolaşıyor. 

Gösterinin bu kadar farklı konuya geçebilmesi onun mizahının temel özelliklerinden birini gösteriyor. Tek bir temaya bağlı kalmak yerine gündelik hayatta karşısına çıkan davranışları ve haberleri birbirine bağlıyor. Bazen aile hikâyesinden televizyon reklamına, oradan Anadolu’daki bir olaya geçebiliyor. Bu geçişlerin altında ise insanların alıştıkları için artık fark etmediği küçük tuhaflıkları görünür hâle getirme isteği bulunuyor.

Komedi Üzerine Düşünmek

Gökçek yalnızca sahnede şaka anlatmakla kalmayıp stand-up’ın nasıl çalıştığı üzerine de konuşan isimlerden biri. 2023’te katıldığı “Komedyen” programında komedi ve fikir üretme sürecini uzun biçimde ele aldı. 2024’te yayımlanan başka bir söyleşide ise stand-up dünyasının ekonomik yapısından kadın komedyenlere ve dizi çalışmalarına kadar farklı başlıkları konuştu. 

Aynı yaklaşım “Kendimle Savaşıyorum” adlı podcast çalışmasında da görüldü. Program, klasik hazırlanmış stand-up yerine gündelik düşünceler ve zaman zaman konuklarla yapılan sohbetler üzerinden ilerleyen daha serbest bir alan oluşturdu. Böylece Gökçek’in komedisi yalnızca sahnedeki 60-90 dakikalık gösteriye bağlı kalmadan sesli içerik formatına da taşındı. 

Senaristlik ve Organizasyon Bizim İşimiz

Onur Gökçek’in kamera arkasındaki kariyerinde 2023 önemli bir yıl oldu. Aynı yıl yayımlanan “Organizasyon Bizim İşimiz” dizisinin senaryo ekibinde yer aldı. Filmografi kayıtlarında dizinin 10 bölümünde yazar olarak çalıştığı görülüyor. 

Senaristlik, stand-up’tan farklı bir komedi disiplini gerektiriyor. Sahnedeki metin doğrudan komedyenin sesine göre yazılırken dizi senaryosunda farklı karakterlerin konuşma biçimlerini birbirinden ayırmak ve bölüm boyunca hikâyeyi taşımak gerekiyor. Gökçek’in oyunculuk ve stand-up deneyiminin yanına senaryo yazarlığını eklemesi, komedi üretiminin yalnızca sahne önündeki kısmıyla ilgilenmediğini gösteriyor.

Nemlizade

Bu çok yönlü kariyerin en belirgin örneği ise “Nemlizade” oldu. 2023’te başlayan dijital dizi Gökçek’in yalnızca rol aldığı değil, yaratıcı tarafında da sorumluluk üstlendiği bir projeye dönüştü. Güncel filmografi kayıtlarında dizide senaristlik yaptığı ve projenin 2026’ya kadar uzanan 31 bölümünde yazar olarak yer aldığı belirtiliyor. Aynı yapımla bağlantılı olarak yönetmenlik ve yapımcılık kredileri de bulunuyor. 

Projenin geçmişi ise daha eskiye dayanıyor. Gökçek bir söyleşide “Nemlizade”yi 2020 civarında çekmeye başladıklarını ancak pandemi nedeniyle projenin birkaç kez kesintiye uğradığını anlatıyor. Yapının temelinde mahalleye kamera giriyormuş ve karakterler gerçekten orada yaşıyormuş hissi veren yarı belgesel bir komedi anlayışı bulunuyor. 

Güven Bana ve Sinema

2023’te Gökçek’in oyunculuk tarafında “Güven Bana” filmi de geldi. Selçuk Aydemir’in yönettiği komedide Yiğit karakterini canlandırdı. Böylece “Kumbara” gibi daha dramatik tonlu bir yapımın ardından yeniden doğrudan komedi merkezli bir sinema projesinde yer aldı. 

Bir yıl sonra “Nemlizade” sinema filmi de vizyona girdi. Film, dijital seride oluşan karakter dünyasını uzun metraj formuna taşıdı. Gökçek’in burada hem oyunculuk hem de senaryo tarafında bulunması, projenin kariyerindeki sıradan bir rolün ötesine geçtiğini gösteriyor. 

2026’da Onur Gökçek

2026’ya gelindiğinde Onur Gökçek hem stand-up hem de “Nemlizade” tarafında üretimini sürdürüyor. Yaz aylarında İzmir gibi farklı şehirlerde sahneye çıkan komedyenin sonbahar programında İstanbul, İzmir, Mersin ve Adana gibi yeni duraklar bulunuyor. 22 Ekim’de İstanbul’da gerçekleştireceği performans da güncel programdaki büyük salon gösterilerinden biri. 

Türkiye dışındaki programı da genişlemiş durumda. Kendi güncel etkinlik sayfasında ekim ayı için Londra, Hamburg, Berlin, Prag ve Varşova gösterileri duyuruluyor. Bu tablo, yıllar önce açık mikrofon gecelerinde başlayan kariyerin artık yalnızca İstanbul merkezli bir stand-up çevresinin çok ötesine geçtiğini gösteriyor. 

Bugün Onur Gökçek’in kariyerine bakıldığında aynı komedi anlayışının farklı biçimlerde kullanıldığı görülüyor. Açık mikrofonda birkaç dakikalık şakayla başlayan süreç, “Büyük Komedi Gecesi”ne, uzun stand-up gösterilerine ve milyonlarca izlenen dijital kayıtlara ulaştı. Aynı zamanda oyunculuğa, senaryo yazımına ve “Nemlizade” gibi kendi yaratıcı kimliğini daha geniş biçimde gösterebildiği projelere açıldı.

Bu nedenle Onur Gökçek’i yalnızca stand-upçı ya da yalnızca “Nemlizade”nin oyuncularından biri olarak tanımlamak yeterli değil. Sahne, kamera önü ve kamera arkası birbirine paralel ilerliyor. Yıllar içinde değişmeyen taraf ise gündelik hayatı gözlemleme biçimi: aileden televizyona, Anadolu şehirlerinden komşuluk ilişkilerine kadar sıradan görünen ayrıntıları alıp içlerindeki tuhaflığı bulmak ve bunu ister sahnede ister senaryoda komediye dönüştürmek.