
Seda Yüz
Seda Yüz - Stand Up
Podyum Sanat Mahal
Bursa
Seda Yüz - Stand Up
Ankara Sanat Tiyatrosu - Bilkent Sahne
Ankara
Seda Yüz - Stand Up
Sakarya Kale Sahne
Sakarya
Seda Yüz - Stand Up
Adana - Seyhan Yaşar Kemal Kültür Merkezi - Mehmet Akif Ersoy Salonu
Adana
Seda Yüz - Stand Up
The Irish Pub ANTAKYA
Hatay
Seda Yüz - Stand Up
6:45 KK Mersin
Mersin
Seda Yüz - Stand Up
Bostanlı Suat Taşer Tiyatrosu
İzmir
Seda Yüz - Stand Up
Konyaaltı Belediyesi Nazım Hikmet Fuar ve Kongre Merkezi
Antalya
Seda Yüz - Stand Up
Hasan Polatkan Kültür Merkezi
Eskişehir
Seda Yüz - Stand Up
Çankaya Sahne
Ankara
Seda Yüz’ün kariyerindeki en dikkat çekici taraf, stand-up’a doğrudan komedi sahnesinden gelmemiş olması. Bugün onu tek kişilik gösterileri ve Pınar Fidan’la hazırladığı “PES” programı üzerinden tanıyan geniş bir izleyici kitlesi bulunuyor; ancak kariyerinin arkasında banka çalışanlığı, tiyatro oyunculuğu, yönetmenlik ve uzun yıllara yayılan sahne deneyimi var. Şahika Tekand Stüdyo Oyuncuları’nda aldığı eğitimle tiyatroya yönelen Yüz, 2012’de kendi sahnesini kurdu, farklı oyunlarda hem oyuncu hem yönetmen olarak çalıştı ve yıllar sonra stand-up’a geçti. 2026’ya gelindiğinde ise tiyatro geçmişini, kişisel hikâyelerini ve doğrudan anlatımını birleştiren tek kişilik gösterisiyle Türkiye’nin farklı şehirlerinde düzenli olarak sahne alıyor.
1985’te İstanbul’da doğan Seda Yüz, Marmara Üniversitesi Fransızca Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu. Üniversite sonrasında bir bankanın pazarlama departmanında çalışmaya başladı ancak kurumsal hayat uzun vadede onun asıl yöneldiği alan olmadı. Oyunculuğa duyduğu ilgi ağır basınca bankadaki işini bıraktı ve Şahika Tekand Stüdyo Oyuncuları’nda eğitim almaya başladı. Bu karar kariyerinin yönünü tamamen değiştirdi; masa başındaki pazarlama işi yerini tiyatro sahnesine, provalara ve zamanla kendi projelerini ürettiği bağımsız bir sanat hayatına bıraktı.
Bankacılıktan Tiyatroya
Seda Yüz’ün kariyerindeki ilk büyük dönüşüm, güvenli sayılabilecek kurumsal kariyerden ayrılıp tiyatroya yönelmesi oldu. Kamu Yönetimi eğitimi ve banka deneyimi düşünüldüğünde ilk bakışta oldukça farklı görünen bu değişim, onun yıllar sonra stand-up sahnesinde anlatacağı kişisel kararlar ve hayat tercihlerinin de arka planını oluşturdu. Tiyatro eğitimi sayesinde yalnızca metin okumayı değil, sahnede bedenini kullanmayı, ritmi ve karakter oluşturmayı öğrenmeye başladı.
Bu dönem, sonraki komedyen kimliği açısından önemliydi. Stand-up’ta mikrofon ve anlatı ön planda görünse de Yüz’ün performanslarında mimik, ses tonu ve oyunculuk refleksi belirgin bir yer tutuyor. Hikâyedeki başka bir insanı anlatırken kısa süreliğine o karaktere dönüşebilmesi veya tek bir bakışla cümlenin tonunu değiştirebilmesi, tiyatro yıllarından taşıdığı beceriler arasında.
Gri Sahne’nin Kuruluşu
2012’de Seda Yüz, Ümit Doğan ile birlikte Gri Sahne’yi kurdu. Bu adım onu yalnızca oyunculuk yapan bir sanatçı olmaktan çıkararak kendi üretim alanını oluşturan bir tiyatro insanına dönüştürdü. Gri Sahne döneminde çeşitli oyunlarda oyuncu ve yönetmen olarak görev aldı. Dolayısıyla tiyatronun yalnızca sahne önündeki tarafıyla değil, oyunun bütününü kurma süreciyle de ilgilenmeye başladı.
Yönetmenlik deneyimi daha sonra stand-up gösterilerinin yapısında da karşılık buldu. Tek kişilik gösteri her ne kadar doğal ve sohbet havasında ilerlese de uzun bir performansın temposunu korumak, hangi hikâyenin nereye yerleştirileceğini belirlemek ve seyircinin dikkatini gösterinin sonuna kadar taşımak ciddi bir kurgu gerektiriyor. Yüz’ün tiyatro yönetmenliğinden gelen sahne bilgisi bu açıdan stand-up kariyerinin görünmeyen avantajlarından biri oldu.
Kutlama, Jül Sezar ve Tiyatro Yılları
Seda Yüz’ün tiyatro kariyerinde farklı türlerde oyunlar bulunuyor. Kayıtlarda 2011’de “Kutlama”da oyuncu ve yönetmen yardımcısı olarak, 2014’te “Jül Sezar”da oyuncu olarak yer aldığı görülüyor. 2016’da “Kapıcı”nın yönetmenliğini üstlenirken 2017’de “Kayalıklar Meryemi”nde oyuncu olarak sahneye çıktı. Daha sonra 2019’da “Evcilik Oyunu”nda hem oyuncu hem yönetmen olarak çalıştı.
Bu liste, stand-up öncesinde yaklaşık on yıllık bir tiyatro pratiği bulunduğunu gösteriyor. Shakespeare gibi klasik metinlerden çağdaş oyunlara kadar farklı yapılar içinde çalışmış olması, onun sahnede yalnızca komik hikâye anlatmaya dayanan tek bir performans biçiminden gelmediğini ortaya koyuyor. Stand-up’a geçtiğinde seyirci karşısında rahat görünmesinin arkasında da yıllarca başka oyunlarla sahneye çıkmış olmanın sağladığı deneyim bulunuyor.
Stand-up’a Karar Vermek
Seda Yüz’ün stand-up’a geçişi ani veya plansız bir deneme değildi. 2022’de verdiği röportajda, ilk kez sahneye çıkmadan yaklaşık bir yıl önce stand-up yapmaya karar verdiğini anlatıyor. İlk gösterisine birkaç dakikalık bir açık mikrofon setiyle değil, yaklaşık bir saatlik yazılmış ve prova edilmiş bir performansla çıktı.
Bu başlangıç onu pek çok komedyenin kariyerinden ayırıyor. Stand-up dünyasında yaygın rota, birkaç dakikalık açık mikrofon performanslarıyla malzemeyi geliştirmekken Yüz tiyatrodan gelen çalışma alışkanlığıyla doğrudan uzun bir gösteriye hazırlanmıştı. Böylece stand-up kariyeri, sıfırdan sahne öğrenme sürecinden çok, zaten sahip olduğu oyunculuk ve yönetmenlik bilgisini yeni bir anlatım biçimine uyarlama süreci hâline geldi.
Her Şeyin Mizahı Yapılır mı?
Seda Yüz’ün komedi anlayışında mizahın sınırları önemli bir yer tutuyor. 2022’de verdiği röportajda “komedyenler için konuşulmaması gereken konu diye bir şey yok” diyerek her konunun mizahının yapılabileceğini savunuyordu. Burada asıl meselenin konu başlığından çok şakanın nasıl kurulduğu ve kime yöneldiği olduğunu düşündüğü anlaşılıyor.
Bu yaklaşım, sonraki yıllarda hem kendi stand-up gösterisinde hem de “PES”te kullandığı mizahın temel özelliklerinden biri oldu. Gündelik ilişkiler, aile, toplumsal beklentiler ve zaman zaman rahatsız edici veya tartışmalı görülebilecek konular doğrudan konuşulabiliyor. Yüz bu alanlarda güvenli ve nötr bir anlatıcı olmak yerine kendi fikrini ve mizahi bakışını daha açık biçimde ortaya koyuyor.
PES ile Gelen Dijital Görünürlük
Seda Yüz’ün çok daha geniş bir dijital izleyici tarafından tanınmasında Pınar Fidan’la hazırladığı “PES” önemli rol oynadı. 2022’de başlayan program, iki komedyenin farklı gündelik konular üzerine sohbet ettiği ve tamamen mizah üzerinden ilerleyen bir format olarak hazırlandı. Programın açıklamasındaki abartılı “dünyanın en iyi komedyenleri” ve “dünyanın en iyi podcast’i” ifadeleri bile projenin ironik tonunu baştan ortaya koyuyordu.
“PES” toplam 82 bölüme ulaştı ve 2024’e kadar devam etti. Programda önceden yazılmış stand-up metninden çok karşılıklı konuşma ve doğaçlama öne çıkıyordu. Bu yapı, Seda Yüz’ün tiyatro ve sahne tecrübesinin başka bir yönünü gösterdi; Pınar Fidan’ın söylediği bir cümleye anında karşılık vermek veya sohbet içinde ortaya çıkan beklenmedik bir detayı mizaha çevirmek programın temel dinamiği hâline geldi.
PES’in Sosyal Medyadaki Etkisi
Programın uzun bölümleri kadar kısa kesitleri de sosyal medyada yayılmaya başladı. Böylece Seda Yüz’ü daha önce tiyatrodan veya canlı stand-up’tan tanımayan izleyiciler, birkaç dakikalık sohbet videolarıyla onun mizahına ulaşabildi. Dijital görünürlüğün artması, tek kişilik gösterilerindeki seyirci kitlesinin büyümesine de katkı sağladı.
“PES” Haziran 2024’te ikinci sezonun 41. bölümüyle sona erdi. İki sezonluk toplam 82 bölüm, Seda Yüz’ün kariyerinde stand-up dışındaki en görünür projelerden biri olarak kaldı. Programın sona ermesinin ardından Yüz canlı gösterilerine daha yoğun biçimde devam etti.
Kişisel Hayatı Komediye Dönüştürmek
Seda Yüz’ün stand-up’ında kendi hayatı önemli bir yer tutuyor. İlişkiler, evlilik, çocuklar, yaş almak ve insanların günlük hayatta birbirinden beklediği davranışlar kişisel gözlemler üzerinden sahneye taşınıyor. Ancak anlatı tamamen otobiyografik bir gösteriye dönüşmüyor; kendi yaşadığı bir durumdan yola çıkarak daha geniş bir insan davranışına ulaşması, komedisinin temel yöntemlerinden biri.
Bu yaklaşım seyirciyle kurulabilecek mesafeyi de azaltıyor. Sahnedeki kişi kusursuz hayatı olan ve dışarıdaki insanları eleştiren biri gibi değil; kendi hatalarını ve çelişkilerini de hikâyenin içine sokan biri olarak görünüyor. Böylece aile veya ilişki üzerine çok kişisel bir anı, salondaki başka insanların kendi hayatlarından tanıdığı bir duruma dönüşebiliyor.
PES Sonrası Tek Kişilik Gösteri
“PES” döneminden sonra Seda Yüz’ün kariyerinde tek kişilik stand-up gösterileri daha belirgin hâle geldi. Güncel gösterisi yaklaşık 75 dakikalık bir yapıda sahneleniyor ve yetişkin izleyiciye yönelik hazırlanıyor. Tanıtım metinlerinde gösterinin “dertlerin ve yaraların” etrafında dolaşan bir anlatı olduğu özellikle vurgulanıyor.
Bu ifade aslında Yüz’ün mizahının önemli bir özelliğini özetliyor. Komedinin kaynağı çoğu zaman mükemmel giden şeyler değil; ilişkilerdeki aksaklıklar, aile içinde yaşanan sorunlar veya kişinin kendisinde gördüğü yetersizlikler. Yüz bu konuları dramatik bir şikâyet alanına dönüştürmek yerine mizahla yeniden anlatıyor.
Yeni Şakalar ve Gösterinin Yenilenmesi
2025 sonundan itibaren “Yeni Şakalar” başlığıyla duyurulan performanslar da Seda Yüz’ün stand-up malzemesini yenilemeye devam ettiğini gösterdi. Uzun süre sahnede kalan komedyenler için en önemli meselelerden biri, daha önce izleyicinin internette gördüğü bölümleri tekrar etmek yerine yeni hikâyeler oluşturabilmek. Yüz de mevcut sahne kimliğini korurken yeni malzemeler deneyerek gösterisini sürekli güncelliyor.
Bu süreçte sosyal medyanın yarattığı başka bir zorluk da bulunuyor. Eskiden bir şaka yalnızca salondaki seyirci tarafından duyulurken bugün kısa bir kesit birkaç gün içinde yüz binlerce kişiye ulaşabiliyor. Dolayısıyla komedyenin yeni malzeme üretme ihtiyacı daha da hızlanıyor. Seda Yüz’ün “Yeni Şakalar” formatına yönelmesi bu yeni stand-up düzenine uyum sağlama biçimlerinden biri.
2026’da Seda Yüz
2026’ya gelindiğinde Seda Yüz’ün stand-up programı Türkiye’nin birçok şehrine yayılmış durumda. Yıl içinde Mersin, Çorlu ve İzmir gibi şehirlerde sahne alan komedyenin eylül-kasım programında İstanbul, İzmir, Bursa, Ankara, Sakarya, Antalya ve Eskişehir’de yeni gösterileri bulunuyor. 14 Temmuz’da İzmir’de gerçekleştirdiği performansın ardından sonbahar boyunca peş peşe yeni tarihler açıklanmış olması, stand-up’ın artık kariyerindeki temel çalışma alanına dönüştüğünü gösteriyor.
Bugün Seda Yüz’ün kariyerine bakıldığında yaklaşık 15 yılı aşan sahne deneyiminin birkaç farklı döneme ayrıldığı görülüyor. Önce bankacılığı bırakıp oyunculuk eğitimi alan ve Gri Sahne’yi kuran tiyatrocu var. Ardından oyuncu ve yönetmen olarak farklı oyunlarda çalışan bir dönem geliyor. Sonrasında yıllarca düşündüğü stand-up kararını uygulayan komedyen ve “PES” ile çok daha geniş dijital kitlelere ulaşan içerik üreticisi ortaya çıkıyor.
Bu nedenle Seda Yüz’ü yalnızca “PES” programındaki iki komedyenden biri ya da sosyal medyada videoları yayılan bir stand-upçı olarak tanımlamak eksik kalıyor. Bugünkü rahat sahne dilinin arkasında uzun yıllara yayılan tiyatro oyunculuğu, yönetmenlik ve kendi sahnesini kurma deneyimi bulunuyor. Kariyerinin başında başkalarının yazdığı oyunların içinde karakterler canlandırırken bugün sahnenin merkezinde kendi hayatı, kendi gözlemleri ve kendi şakaları var. Değişmeyen taraf ise seyirci karşısında olma isteği; yalnızca bunu yaptığı format yıllar içinde tiyatrodan stand-up’a, oradan dijital sohbete ve yeniden canlı komediye doğru değişmiş durumda.
